Kenar Çubuğu

x
Genel etkinlikler
  • 14 etkinlik
  • 47 Albüm
Etkinlik Ekle
Rastgele Etkinlikler
Rastgele Katılımcılar
Rastgele Albümler
Henüz bir fotoğraf bulunamadı
Sadi YALGIN tarafından eklendi
Henüz bir fotoğraf bulunamadı
Sadi YALGIN tarafından eklendi
Henüz bir fotoğraf bulunamadı
Sadi YALGIN tarafından eklendi
Henüz bir fotoğraf bulunamadı
Sadi YALGIN tarafından eklendi
Henüz bir fotoğraf bulunamadı
Sadi YALGIN tarafından eklendi
Henüz bir fotoğraf bulunamadı
Sadi YALGIN tarafından eklendi
Henüz bir fotoğraf bulunamadı
Sadi YALGIN tarafından eklendi
Henüz bir fotoğraf bulunamadı
Sadi YALGIN tarafından eklendi
Henüz bir fotoğraf bulunamadı
Sadi YALGIN tarafından eklendi
Henüz bir fotoğraf bulunamadı
Sadi YALGIN tarafından eklendi

Son Güncellemeler

Sabitlenmiş Ögeler
Son Etkinlikler
  • Ragıp Şenol , ELMA DAĞI - Dişkaya YGK [1.805 m] etkinliğine katılıyor
    İleti onay bekliyor
    Akış ögesi yayınlandı. Bu öge artık akışınızda görüntülenecektir.
  • Bulkaz Dağı, Uşak ilinin ikinci yüksek dağıdır. Murat Dağı ve Ahır Dağı ile birlikte Uşak ilinin kuzey, kuzeydoğu ve doğudaki doğal sınırını oluşturarak il topraklarını Afyonkarahisar'dan ayırır.
    0
    0
    0
    0
    0
    0
    İleti onay bekliyor
    Akış ögesi yayınlandı. Bu öge artık akışınızda görüntülenecektir.
  • BULKAZ DAĞI’NIN KÜLTÜRÜMÜZE ETKİSİ

    Bulkaz Dağı’nın halkımızın yaşantısına birçok etkisi olmuştur ve hala devam etmektedir.

    Kurtuluş Savaşı sırasında Yunanlılar köyümüzü işgal ettiklerinde; köyümüz gençlerinden bir kısmı Bulkaz Dağı’na çıkmış,...
    BULKAZ DAĞI’NIN KÜLTÜRÜMÜZE ETKİSİ

    Bulkaz Dağı’nın halkımızın yaşantısına birçok etkisi olmuştur ve hala devam etmektedir.

    Kurtuluş Savaşı sırasında Yunanlılar köyümüzü işgal ettiklerinde; köyümüz gençlerinden bir kısmı Bulkaz Dağı’na çıkmış, orada saklanmışlar, zaman zaman Yunan karakoluna ve askerlerine gece baskınları yaparak zayiat verdirmişler.

    Eskiden hayvancılık daha yaygınmış. Köyümüzde çok sayıda keçi, koyun sürüleri varmış. Bu sürü sahipleri yaz aylarında Bulkaz Yaylası’na çıkarak hayvanlarını otlatırlarmış. Bol bol peynir, yağ biriktirerek geçimlerini sağlarlarmış. Hatta ben coçukken hatırlıyorum büyükbaş hayvanlar yazın yaylaya bırakılır, ara sıra kontrole gidilir, güzün getirilirdi. Bulkaz Yaylası’nda bol ve besleyici otların olduğu söylenir.

    Ben henüz ortaokul sıralarında iken arkadaşlarımızla eşeklerle dağdan odun getirirdik. Bu odunları kışın ısınmak için sobamızda yakardık, annelerimiz ekmek ederken yakardı, pekmez kaynatırken yakılırdı. Bazı insanlar da geçimini odunculuktan sağlardı. Bulkaz Dağı’ndan eşeklerle taşıdıkları odunları Karahallı pazarında satarak evlerinin ihtiyaçlarını karşılardı.
    Eski evler kerpiçtendi. Bu evlerin tavanlarında ardıç ağacından kalın kirişler olurdu. Koşma adı verilen uzun ahşap direkler olurdu. Ev yapımında kullanılan bütün bu malzemelerin hammaddesi Bulkaz Dağı’ndan getirilmiş.

    Bulkaz Dağı’nın eteklerinde olan Cabar Köyü de hem hayvancılık, hem de ormancılık açısından tamamen bu dağdan faydalanmaktadır.

    Haziran ayının 20’si geldiğinde köy halkı adaçayı, kekik toplamaya dağa çıkar. Topladıkları ada çayı ve kekiğin kışın çayını içerler. Bu çaylar üşütmeye, soğuk algınlığına, nefes darlığına ve başka birçok rahatsızlıklara iyi gelir. Ayrıca, hoş bir içimi vardır. Rahmetli dedem dağlardan karanfil getirirdi. Şaşırdınız değil mi? Bu, öyle bildiğiniz karanfilden değil. Ardıç ağaçlarının altında, yumuşak toprakta yetişen bir ot. Bu otun toprak içindeki saç gibi kılcal kökleri mis gibi karanfil kokar. İster parfüm olarak kullanın, ister ada çayı veya siyah çayın içine birazcık atın; burcu burcu karanfil kokar. Bir de ada çayının bir değişik çeşidi olan karaçay otu vardır. Onun çayı da soğuk algınlığı ve ses kısıklığına iyi gelir.

    Zamanını tam olarak bilmiyorum ama sanırım 60–70 yıl kadar önce köylülerimiz Bulkaz yaylalarındaki tarlalarda çiftçilik yapmışlar. Oraya ekin, afyon ekmişler. Toprak çok verimli imiş. Bol ürün almışlar. Köydeki sarey ev, haney ev denen o zamanın en iyi evlerini bu ürünlerin kazancıyla yapmışlar. Rahmetli “annem Tavucak’a afyon ektiğimiz sene çok para kazandık, o sene kazanılan para ile Emirler’in Sadık Dayı’ların sarey ev yaptıklarını bizim ise bu parayı iyi değerlendiremediğimizi” söylerdi.

    Ben, Bulkaz Dağı’na oduna, çaya veya gezmeye gittiğimde dağda hiç su kaynağı görmedim. Sadece köyümüz tarafındaki yüzünde Çıra Ağılı, Kümele ve İnce Su mevkilerinde olduğunu biliyorum. Bir defasında arkadaşlarımla gezmeye gittiğimizde Orta Avgan’ı gördüm. Genişçe iki kuyu var ama kaynak suyu değil, kışın kar ile doldurulan yaza kalan su. Ve bu su temiz değil. Urgan ile kova sallanarak çıkarılıyor. Bu yüzde ( köyden tarafta) Eşe’nin Avgan var. Bu da küçük ve suyu çok kirli. Kozluca da kaynak suyu olduğunu gördüm, ama bu da suyu az olan bir kaynak. Dağı tanıyan birine sordum: “Eskiden Bulkaz Yaylası’na çok yaylacı, Eşme tarafından Yörükler gelirmiş su ihtiyaçlarını nasıl karşılıyorlardı, hayvanlarını nasıl sulandırıyorlardı?” diye. O kişi, Bulkaz Dağı’nda çok su kaynağı olduğunu söyledi. Ancak bizim köyün uzağında olduklarını söyledi. Tabii biz yakınları gezebildiğimiz için uzaklardaki kaynakları bilmiyoruz. Su kaynağı olan mevkileri saydı. Bu bölgeler şöyle: Dombey’de Avganlar ( Avgan: 3–5 metre çapında, 5–6 metre derinliğinde kuyular. Bu kuyulara kışın yağan kar basılır, yazın kullanılırmış), Çatkuyu, Çalpınar, Eşşek Beli’nde Yalca Kuyu, Kurtluca Kuyu, Kuz Oluk, Tavucak, Arpa Çukru, Sarı Oluk (Kuz Oluk arkasında), Kozluca, Karpuz Kaldıran, Soğucak (ki burada eskiden su değirmeni bile varmış), Söğütçük, Gökçe Kuyu, Tepeli Kuyu.
    İşte bu sulardan faydalanan yaylacılar, Yörükler Bulkaz Dağı’nda sürülerini otlatmışlar. Çok olaylar, maceralar yaşanmış. Türküler söylenmiş, ağıtlar yakılmış…

    Eski düğünlerde, düğünden birkaç gün önce “düğün odunu”na gidilirdi. Mahalleden ve akrabalardan insanlar toplanır, 15–20 eşekle Bulkaz Dağı’ndan odun getirirlerdi. Bu odunlar düğünde pişen yemek kazanlarının altında yakılırdı. Düğün Odunu şenlik içerisinde yapılırdı. Gençler Sağdıç’a eziyet ederler, ona istediklerini yaptırırlardı.

    Bir büyüğümüzden Bulkaz Dağı’nda İskender’in gözetleme kulelerinin olduğunu duydum. Bulkaz Dağı’nın Güney ucundaki (İğdir tarafında) Kale’den Sırankayalar’a kadar 7 tane gözetleme kulesi varmış bunların bazılarının kalıntıları mevcutmuş.

    Bulkaz Dağı’nda Çıra Ağılı’nın üst trafında Kavaklı Yelisi mevkisinin yukarısında biraz kuzeyde en uçta yüksek “Gölgeli Kaya” vardır. Halk arasında “Kölgeli Kaya” denir. O kayanın köye bakan tarafı öğleye kadar gölge olur, öğlen olunca gölge biter. Tarlalarda çalışan köylüler eskiden saat olmadığı zamanlarda öğlen vakti olduğunu bu kayaya bakarak öğrenirlerdi. Ben çocukken tarlada ekin tırmıklarken yorulur, acıkırdım, Kölgeli Kaya’ya bakar dururdum “kölge gitse de dinlensem, yemek yesek” diye.

    Bulkaz Dağı, eskiden ve günümüzde olduğu gibi kültürümüzdeki yerini gelecekte de sürdürecektir.

    RÜŞTÜ BALABAN - Emekli Öğretmen
    bulkazlirb@hotmail.com
    .

    Devamı
    0
    0
    0
    0
    0
    0
    İleti onay bekliyor
    Akış ögesi yayınlandı. Bu öge artık akışınızda görüntülenecektir.
  • Sadi YALGIN , BULKAZ DAĞI [Kız Kapan Yolu] etkinliğinin BULKAZ DAĞI [Kız Kapan Yolu] albümüne 20 fotoğraf yükledi
    0
    0
    0
    0
    0
    0
    İleti onay bekliyor
    Akış ögesi yayınlandı. Bu öge artık akışınızda görüntülenecektir.
  • Sadi YALGIN , yeni bir etkinlik ekledi

    BULKAZ DAĞI [Kız Kapan Yolu]

    BÖLGE: Bulkaz Dağı (UŞAK, Sivaslı İlçesi / Pınarbaşı Beldesi)
    ETKİNLİK DERECESİ: Orta Zorlukta
    ROTA: Döngü (Halka) Rota
    ROTANIN AÇIKLAMASI:
    Yükselti: 1.410 m (Taşlı Tarla)
    Başlanılan Yükselti: 1.014 m (OKTAŞ-Pınarbaşı Beldesi)
    Mola Yeri Yükseltisi: 1.252 m
    Hedeflenen zaman: 8 saat
    Toplam ...
    BÖLGE: Bulkaz Dağı (UŞAK, Sivaslı İlçesi / Pınarbaşı Beldesi)
    ETKİNLİK DERECESİ: Orta Zorlukta
    ROTA: Döngü (Halka) Rota
    ROTANIN AÇIKLAMASI:
    Yükselti: 1.410 m (Taşlı Tarla)
    Başlanılan Yükselti: 1.014 m (OKTAŞ-Pınarbaşı Beldesi)
    Mola Yeri Yükseltisi: 1.252 m
    Hedeflenen zaman: 8 saat
    Toplam Yol Uzunluğu: 18,6 km
    HAVA TAHMİNİ: Hava; Gündüz 08.00/Akşam 17.00 Sabah "---" / Öğleden Sonra "---", -- / -- C Derece - Rüzgar __ - __ km/h
    İLKYARDIM MLZ.: İlkyardım Çantası
    SU ve TUVALET: 1 (bir) litre SU ve 1/2 (yarım) litre SICAK SU almalısınız.
    TEKNİK MALZEME: GPS, Dağ Değnekleri (Baton)
    HABERLEŞME: Cep Telefonları, El Telsizi

    TARİH: 10 Nisan 2022, Pazar
    SAAT: 07.45
    TOPLANMA YERİ: Atatürk ve Kurtuluş Anıtı (Hükümet Konağı Önü)

    AÇIKLAMA
    Katılımcılar; mevsim koşullarına uygun giyecek ve ihtiyaç duyabilecekleri kişisel malzemelerini alacaklardır.

    ÖNEMLİ
    KIŞ: Arazi yürüyüşlerine uygun ayak bileğini saracak ve su geçirmeyen, nefes alan özellikte BOT giymelisiniz! Ayrıca; GÖZLÜK, TOZLUK, BATON, TERMAL KAR MASKESİ ya da BUFF & POLAR BANDANA, ELDİVEN, YAĞMURLUK ya da PANÇO, yedek TERMAL ÇORAP ya da YÜN ÇORAP, polar ya da yünlü iç katman (Pamuklu iç giysi önerilmez! Termal ya da yünlü olmalıdır.) alınması önerilir…
    YAZ: Arazi yürüyüşlerine uygun ayak bileğini saracak ve su geçirmeyen, nefes alan özellikte BOT giymelisiniz! Ayrıca; GÖZLÜK, TOZLUK, BATON, BUFF, YAĞMURLUK ya da PANÇO, yedek ÇORAP ve ŞORT ya da PANTOLON (Pamuklu iç giysi önerilmez! Sentetik giysi olmalıdır.) alınması önerilir…

    Katılımcılar yiyecek ve içeceklerini (ALKOLSÜZ) getireceklerdir. Enerji veren çerez ve kuru meyve (üzüm, incir, kayısı vb.) alınması önerilir.

    UYARI
    Etkinliklerimiz dağcılık ve doğa sporları için düzenlenmektedir. Doğa Sporlarında en önemli nokta kişilerin güvenliğidir. Bir rahatsızlık ya da kaza durumunda tedavisi çok zor ve kurtarma operasyonları çok ciddi çalışmaları gerektirmektedir.
    Bu nedenle:
    * Rehberin etkinlikte tek yetkili kişi olduğu bilinmeli ve öncü rehber geçilmemeli, artçı rehberden ise geri kalınmamalıdır...
    * Hava koşulları, rotanın zorlu olması ve çığ oluşumu, taş düşmesi, hayvan saldırısı, deneyim-antrenman-dikkatsizlik-malzeme-panik ve özgüven fazlalığı, kontrol yitimi vb. nedenlerle RİSK içerdiğinin bilinmesi gerekir.
    * Doğa sporları yapmak için uygun koşulları taşımayanlar ile astım, solunum rahatsızlıkları, kapalı alan ve yükseklik korkusu gibi rahatsızlıklarla; yüksek tansiyon, kalp, şeker, sara gibi doğada tedavi olması çok zor olan rahatsızlıkları bulunan katılımcılar etkinliğe kabul edilmeyeceklerdir.

    Tarafınıza yapılan uyarılar sonucunda RİSK ve TEHLİKELERİ bilerek etkinliğe katıldığınızı kabul etmelisiniz…

    NOT
    1. Etkinlik 15 katılımcı ile sınırlıdır. En az 10 kişi için araç tutulur. Katılımcı sayısı 10 kişiden az olursa özel araçlar ile etkinlik gerçekleştirilir!
    2. Araç 07.45’de hareket eder. Geç kalan beklenmez!
    3. Yürüyüş / dağ çıkışı sırasında doğayı kirletmiyoruz. Geçtiğimiz yerlerde yalnız ayak izimizi bırakıp, geri dönüyoruz. Yürüyüş / dağ çıkışı sırasında uzun ara (5-10 dakika) ve yemek arası (15-30 dakika) dışında mola verilmez. Sigara için yemek arası beklenir…
    4. Başvuru yapan kişi / kişiler etkinliğe gelmediği zaman ortak katılım ücretini ödemek zorundadır!
    5. Etkinliklerimiz de ulaşımı TÜRSAB (Türkiye Seyahat Acentaları Birliği) belgeli araç sağlayacaktır. Araç ücreti katılımcılar arasında eşit olarak paylaştırılır. Araçta toplanan ücret, araç sürücüsüne teslim edilir.

    İLETİŞİM
    Sadi YALGIN - 0 (532) 596 10 64
    Devamı
    10th Nis, 2022 07:45 - 17:00
    0
    0
    0
    0
    0
    0
    İleti onay bekliyor
    Akış ögesi yayınlandı. Bu öge artık akışınızda görüntülenecektir.
  • BLAUNDUS ANTİK KENTİ (Kültürel Değer Taşıyan Yapı Envanteri)

    Adı: Blaundus Antik Kenti
    Tescil Tarihi ve Kararı: 21.01.1983 / A - 4049
    İlçesi: Ulubey
    Yeri: Sülümenli Köyü
    Kadastral Durum: Pafta: - Ada:104
    Parsel: 3
    Mülkiyeti: Kamu Mülkiyeti...
    BLAUNDUS ANTİK KENTİ (Kültürel Değer Taşıyan Yapı Envanteri)

    Adı: Blaundus Antik Kenti
    Tescil Tarihi ve Kararı: 21.01.1983 / A - 4049
    İlçesi: Ulubey
    Yeri: Sülümenli Köyü
    Kadastral Durum: Pafta: - Ada:104
    Parsel: 3
    Mülkiyeti: Kamu Mülkiyeti

    Blaundus Antik Kenti Sülümenli Köyü'nün kuzeybatısında yer almaktadır. Üç tarafı dere yatağı ile çevrili yarımada görünümünde, düz bir burun üzerinde oturmaktadır. Lidya (Lydia) bölgesinde Frigya sınırına yakın olan kent, Helenistik dönemde Makedonya’dan gelenler tarafından kurulmuştur. Büyük İskender’in ölümünden sonra Antiponos’un payına düşen bir süre Bergama Krallığına bağlı sınır şehri olan Blaundus M.Ö. 189’da Roma İmparatorluğu’nun hâkimiyetine girmiştir. Bu dönemde önemli bir merkez olan kent M.S. 5. yy.’da Sebaste Piskoposluk merkezine bağlanmıştır. Üç tarafının derin bir vadi ile çevrili olması sebebi ile kentin girişi sadece kuzeyde bulunan kuleli tek kapıdan sağlanmaktadır. Şehrin batı yamacında tek, doğu yamacında ise iki şehir suru bulunmaktadır. Kente ait kalıntılar; stadion, tiyatroion düzeyinde bir tapınak, su kemerine ait kalıntı ile çeşitli yapı kalıntılarıdır. Kentin kuzeyinde normal mezarlar ve Tümülüs, doğusunda ise kaya mezarlarından oluşan büyük bir nekropolü bulunmaktadır.

    Kaynak: UŞAK VALİLİĞİ (Kültürel Değer Taşıyan Yapı Envanteri)
    Devamı
    0
    0
    0
    0
    0
    0
    İleti onay bekliyor
    Akış ögesi yayınlandı. Bu öge artık akışınızda görüntülenecektir.
  • Akış ögesi yayınlandı. Bu öge artık akışınızda görüntülenecektir.
  • ÇAMLIBEL KÖPRÜSÜ

    Yapım Tarihi ve Yaptıran: Osmanlı Dönemi
    Tescil Tarihi ve Kararı: Tescilsiz
    İlçesi: Ulubey
    Yeri: Çamlıbel Köyü
    Yapılan Restorasyonlar: Onarım görmüştür.
    Kullanım Biçimi ve Durumu: Köprü - Kullanılıyor.
    Kadastral Durum:...
    ÇAMLIBEL KÖPRÜSÜ

    Yapım Tarihi ve Yaptıran: Osmanlı Dönemi
    Tescil Tarihi ve Kararı: Tescilsiz
    İlçesi: Ulubey
    Yeri: Çamlıbel Köyü
    Yapılan Restorasyonlar: Onarım görmüştür.
    Kullanım Biçimi ve Durumu: Köprü - Kullanılıyor.
    Kadastral Durum: Pafta: - Ada: - Parsel: -
    Mülkiyeti: Kadastro
    Harici Kitabesi: Yok

    Çamlıbel ile Küçük Kayalı köyleri arasında bulunan kanyon içinde, Banaz Çayı üzerindedir. Sağlam ve kullanılabilir durumdaki köprünün orta yerinde Selçuklu ve Osmanlı Dönemi özelliği olan balıksırtı tabir edilen bir eğim göze çarpar. Ortada yayvan ve büyük yanlarda küçük ve basık olmak üzere üç gözlüdür. Suyun akış yönünde, suyun köprü ayaklarına zarar vermesini önlemek amacıyla ortadaki kemerin ayaklarında selyaran adı verilen çıkıntılar bulunmaktadır. Kemerler düzgün taşlardan, diğer kısımlar moloz taştan yapılmıştır. Sonradan yapılan onarımlarda çimento harcı kullanılmıştır. Köprü üzerinde fazla yüksek olmayan korkuluklar vardır.

    Kaynak: UŞAK VALİLİĞİ (Kültürel Değer Taşıyan Yapı Envanteri)
    Devamı
    0
    0
    0
    0
    0
    0
    İleti onay bekliyor
    Akış ögesi yayınlandı. Bu öge artık akışınızda görüntülenecektir.
Henüz bir etkinlik bulunamadı.
Araç ipucu içeriği yüklenemedi.
Cron Job Başlıyor